| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

türkiye bankalar birliği

Türkiye Bankalar birliği  Başkanı Ersin Özince, krizle birlikte kredi kartı borcunu ödeyemeyenlere kolaylık sunan yeniden yapılandırma uygulamasını `iyi bir şey` olarak değerlendirirken, borcu olanların bundan yararlanmasını önerdi. Özince, kredi kartı borcunu ödemeye kolaylık getirilip durduğunu, cepte çok sayıda kart taşımanın marifet olmadığını, iyi niyetli olmayanların bulunduğunu belirterek, herkese körü körüne sahip çıkılmaması gerektiğini de ifade etti. Özince, borcu olanlar için kullanılan `mağdur` ifadesini de doğru bulmadığını dile getirdi.

Banka ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı`nı değerlendiren Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Özince, getirilen kolaylığı yararlı bulduğunu, yararlanılmasının da iyi bir şey olduğunu söyledi.

İyi niyetli olmayanlar var

Geçtiğimiz yıllarda kart borçlarının yapılandırılması ile ilgili düzenleme yapıldığını ve bundan yararlananların azımsanmayacak sayıda olduğunu aktaran Özince, şunları kaydetti: `Ancak her borçlu gelmedi. Kimi borçlunun aslında çok ciddi ihmali var bu işin içinde. Yani borcunu ödeyemeyecek olan da kredi kartından para çekiyor, sonra bankacılık sisteminden ödemiyor. Cebine birçok kart koymak marifet değil, iyi niyetli olmayanlar da var. Herkese böyle körü körüne sahip çıkmayalım.` Özince, bazı tüketici derneklerinin düzenlemeyi `bankaların batık alacaklarını tahsil operasyonu` olarak görmelerini `lüzumsuz yorumlar` olarak değerlendirdi.

`Borcunu ödemek isteyen varsa ödesin` diyen Ersin Özince, `Bizim insanımız, böyle kanun yapsan da yapmasan da zaten ölmüş akrabasının, anne ve babasının borcunu bile ödüyor. Hiç kimsenin yorum yapmasına gerek yok. Devlet bir kanun çıkartmış, isteyen ödesin, içine sinmeyen de gelsin eski temerrüt faiziyle ödemesini yapsın, reddetmeyiz` dedi. Bankaların tutumunu eleştirenlere ise Özince, `Bunların dışında konuşanlar politika yapıyor. Çoğunun amacı, politik hayatla ilgili... Politik hayata girmek veya onu etkilemek. Bunları bırakalım, herkes işini iyi yapsın yeter` diye seslendi.

Kendi cebimizden vermiyoruz

Krediyi halkın bankadaki mevduatlarından verdiklerini ifade eden Özince, `Paraları kendi cebimizden vermiyoruz. Şu veya bu şekilde toplarsak mevduat sahiplerine de yarın `banka battı, pardon!` demeyiz. Sonsuz para basmıyoruz. Bu paraların kimin olduğunu bütün vatandaşlar kafasına iyi koysun` dedi. Özince kredi kartından aidat alınması gerektiğini belirterek, `Niye bedava olacakmış?`` diye sordu.

Kart mağduru 10 milyon kişi

Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Bülent Deniz, sadece bankacılık sektörünü dikkate alan bu yasa çalışmasının, beklenen yararı sağlamayacağını savundu. Deniz, kredi kart borçlarına uygulanacak faiz oranının tespitinde ekonominin diğer parametreleri ile uyumlu sabit bir kriterin esas alınması gerektiğini söyledi. Deniz, mevcut tasarıda buna dair bir düzenleme yapılmaması halinde birkaç yıl sonra kredi kart borçlarının yeniden toplumsal sorun olarak ortaya çıkacağını kaydetti. Kredi kartına uygulanacak yıllık akdi ve gecikme faiz oranı, kart çıkaran kuruluşun topladığı mevduatlar için uyguladığı bir yıllık faizin iki katından fazla olmaması gerektiğini belirten Deniz, şu anda 10 milyon tüketicinin, sadece asgari tutarı ödeyerek kart borcunu faizlendirdiğini ve günü kurtardığını dile getirdi. Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Çetin de, kredi kartlarına ilişkin düzenlemenin hazırlandığı şekliyle yasalaşmaması, tüketiciler lehine ve anayasaya aykırılıkları giderilerek yeniden kaleme alınması gerektiğini belirtti.

kart borçlularına müjde

Bankalara borcu olan kredi kartı sahiplerine kolaylık geliyor.

Bankalar, kredi kartı borçlarını tüketici kredisine dönüştürerek 36 aya bölecek.

Bankalara borcu olan kredi kartı sahiplerine kolaylık yolda...

Bankalar, kredi kartı müşterilerinin birikmiş kart borçlarını dondurarak tüketici kredisine dönüştürecek.

Bu borcu da 36 aya bölecek.

Uygulanacak faiz oranı ise yüzde 5 yerine yüzde 1,5 olacak...

Birikmiş borcun yüzde 20`si olan aylık asgari ödeme tutarını ödeme şartı da otomatik olarak ortadan kalkacak.

Yeni sistem, kart borcunun sadece asgari tutarını ödeyebilen riskli müşterilere uygulanacak.

Yeni uygulamayla borçların çığ gibi büyümesi de engellenecek

Bankalar, her yıl kredi kartı aidatı alamayacak

 Bugünlerde kamuoyunda sık sık yer alan kredi kartlarından alınan yıllık aidat  konusunun da düzenleme kapsamında olduğunu belirtildi

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, üzerinde çalıştıklar Tüketici Kanun taslağını bu ayın sonunda bitererek süratle Bakanlar Kuruluna, ardından da TBMM`ye göndereceklerini bildirdi.

Çağlayan niyetlerinin, Meclis tatile girmeden, Tüketici Kanunu`nun çıkarmak olduğunu kaydetti.

Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı(TÜKÇEV) Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Aslan ile üyeleri Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan`ı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü.

Bakan Çağlayan, üzerinde çalıştıkları tüketici kanun taslağının devrim niteliğinde olduğunu kaydetti. Taslağın içeriğiyle ilgili bilgi veren Bakan Çağlayan, bir çok kanunun yeniden düzenlendiğini anlattı. İndirimli satışları eleştiren Çağlayan, yıl içinde devamlı indirim yapanların gerçekte kendi itibarlarını indirdiklerini, çünkü tüketicilerin bu indirimlere inanmadığını kaydetti.

Yapılan düzenlemeyle indirimli satışların yılda sadece iki kez 45 günlük sürelerle yapılacağını, eski ve yeni fiyatın da ürünlerin üzerinde yer alacağını belirten Çağlayan, turizm alanında, devre mülkler ve çeşitli tatillerin de taslakta yeniden düzenlendiğini anlattı. Çağlayan, kamuoyunda sık sık yer alan kredi kartlarından alınan yıllık aidat konusunun da düzenleme kapsamında olduğunu belirtti.

Bu konuda prim yapmak isteyenlerin kendilerine başka alanlar bulması gerektiğini ve artık kamuoyunda itibarlarının kalmadığını bildiren Çağlayan, kredi kartlarından alınan yıllık aidatın kredi kartı süresi boyunca bir defaya mahsus olarak alınacağını ve bu sürenin de üç yıl olacağını kaydetti. Bankaların kredi kartının süresini bir yıl olarak da belirleyebileceğini ifade eden Çağlayan, ancak sonraki iki yıl kredi kartından yıllık aidat alınmayacağını söyledi.

Çağlayan, kredi kartlarından alınacak yıllık aidatın miktarının ise bankalarca belirleneceğini, aidatın miktarını bakanlık olarak belirlemeyi düşünmediklerini ifade etti.

Vatandaşların kredi kartı ekstrelerini inceleme zahmetine girmediğini ifade eden Çağlayan, bu durumu eleştirirken, yaptıkları düzenlemeyle tüketicilere kredi kartlarını borcunu ödedikten sonra on line olarak internet ortamında iptal etmelerine de imkan sağladıklarını bildirdi.

``MÜKEMMELE EN YAKIN KANUNU ÇIKARMAYI HEDEFLEDİKLERİNİ SÖYLEDİ``

Yurtdışından ithal edilen her türlü ürün için Türkçe kullanma klavuzu verme zorunluluğu getirdiklerini de belirten Çağlayan, 29 üyeden oluşan Reklam Kurulunun sayısını 12 veya 13 kişiyle sınırlayacaklarını kaydetti. Nelerin promosyon olarak düzenlenebileceğini de belirlediklerini vurgulayan Çağlayan, eğitimin promosyonun olmazsa olmaz koşulu olacağını söyledi. Cezaların güncelleneceğini, tüketici hakem heyetlerine hangi konuların götürüleceği ile internet bankacılığının da taslakla düzenlendiğini belirten Çağlayan, mükemmele en yakın kanununu çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı.

Tüketici Kanun Taslağını bu ayın sonunda Bakanlar Kuruluna göndereceklerini daha sonra da TBMM`ye yollayacaklarını anlatan Çağlayan, niyetlerinin Meclis tatile girmeden, taslağın yasallaşmasını sağlamak olduğunu bildirdi.

TÜKÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Aslan da Prof. Dr. Müberra Babaoğlu tarafından 12 ilde gerçekleştirilen ve tüketicilerin eğilimlerini ölçen önemli bir anket yaptırdıklarını belirterek, anketin içeriğiyle ilgili bilgiler verdi.

kredi kartı borçları

Amerika`da kredi kartı borçlarının mevcut ekonomik krizde yeni bir

kriz yaratmasından korkuluyor. Ödenmesinde güçlük çekilen kredi kartı borçları

1 trilyon dolar civarında. Kredi kartları borçları ve diğer nedenlerden milyonlarca insanın zor durumda kaldığı bir başka ülke ise

Almanya.

Federal İstatistik Dairesi`nin sayılarına göre, Almanya`da borç

batağında olanların sayısında patlama yaşandı. 1 milyon 200 bin hane bireysel

iflas olarak tanımlanan, yani mali yükümlülükleri yerine getiremeyecek ve en

basit faturaları bile ödeyemeyecek durumda. Buna ek üç milyon hane ise eve

giren net paradan daha fazla oranda aylık yükümlülüklerle karşı karşıya ve

yüksek borçlanma nedeniyle iflasın eşiğinde. Bir hanenin ortalama 4 kişiden

hesaplandığı Almanya`da, toplam 17 milyon insan borçla boğuşuyor.

Borç batağında

olanlar ortalama 23 bin Euro borçlu. Uzmanlar, kişisel iflas başvurusu yapanların sayısının geçen yılın aynı

dönemine kıyasla yüzde 100 artış gösterdiğini, sayının son ekonomik krizin

etkisiyle 2008`de 150 bin sınırını rahat geçeceğini ifade ediyorlar. Yapılan

araştırmalarda, Almanya`da halkın aşırı borçlanmasına neden olarak işsizlik, azalan gelir düzeyi, artan kira, gıda ve yakıt giderleri gibi etkenler

gösteriliyor. Borç batağı,

istatistiklere göre en fazla 35-45 yaş arasındaki insanları, yalnız yaşayanları

ve göçmen kökenlileri etkiliyor. Almanya`daki borçlu Türklere danışmanlık yapan

bir derneğin başkanı olan Ali Erdoğan Almanya`daki borçluların Türkiye`dekilerden

daha şanslı olduğunu savunuyor.

Aşırı

borçlanma yüzünden zor durumda kalan ailelerin üçte ikisinin hane gelirinin

aylık 900 Euro olduğunu belirten uzmanlar, yanlış tüketim kültürü, karşılıksız

kredi kartı kullanımı ve taksitli alışveriş imkanlarının da insanların

birikimlerini tükettiğini öne sürüyorlar. Sokakdaki vatandaşlarda borçlanma

nedeniyle ciddi sorunlar yaşadıklarını anlatıyor.

vatandaş kredi kartından borçlanmamalı

 

Türkiye İş Bankasının  Genel Müdürü Ersin Özince, ABD`de başlayan ve dünya geneline yayılan küresel mali krizde sürecin uzayacağını belirterek, `Bu bir güven krizi. Bu 500- 700 koymakla bitecek bir şey değil. İtibar ve itimat kazanana kadar süreç uzayacaktır`` dedi. İş Bankası tarafından tasarruf bilincinin sembolü sayılan kumbarayı kültürel ve toplumsal gündeme yeniden taşımak amacıyla İş Bankası Sanat Galerisi`nde ``Bir Kumbara Öyküsü`` adlı sergi açıldı. Özince, açılış öncesinde gazetecilerin küresel mali krizle ilgili sorularını yanıtlarken, vatandaşların kredi kartı kullanımına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. ``Kredi kartından asla ve asla borçlanmamamız, olmayan parayı asla harcamamamız lazım`` diyen Özince, borçlanma ihtiyacının olması halinde bireysel kredi kullanılmasını tavsiye etti. ABD başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yaşanan finansal krizin bankacılık gibi halkın itibarı ve itimadına dayanması gereken bir müessesenin ihmal edilmesinden kaynaklandığını savunan Özince, `Bu, sanal alem kurulmasından ortaya çıktı ve şimdi o finansal dünyanın çöküşünü görüyoruz. Bunun, insan nesli için büyük zarar getireceğine inanmıyorum. Dünya gayri safi milli hasılasının daha eşitlikçi dağılımını ümit ediyorum dedi

bayram alışverişi

  

Bayram alışverişi sırasında kasada mahsur kalmak istemiyorsanız...

Ramazan Bayramı arefesinde alışveriş yapan tüketicilerin aşırı kullanımı sonucu kredi kartı ödemelerinde aksamaların olduğunu öne sürüldü.

Tüketiciler Birliği Genel

Başkanı Nazım Kaya, yaptıkları

tüm ikazlara karşın tüketicilerin

bayram alışverişlerini kredi

kartıyla yapmaya çalıştıklarını

söyledi. Mağazalardan

alışverişlerini tamamlayarak

kasaya gelip ödemelerini kredi

kartıyla yapmak isteyen tüketicilerin

hayal kırıklığı yaşadığını anlatan

Kaya, `Kredi kartının aşırı kullanımı

nedeniyle bankalarla POS cihazları

arasında ciddi oranda iletişim

sorunu yaşanması tüketiciyi bayram

öncesi mağdur etti` dedi.

Kaya, görevlilerin, tüketicilerden

`hatlar yoğun, hat düştü` diyerek kredi

kartı yerine nakit para talep ettiğini

ifade etti. Kaya şöyle devam etti:

TÜKETİCİ UYARILMALI

 `Tüketiciler, bayram alışverişinin

bedelini nakit ödeme yapmaya

zorlanıyorlar. Bu durum kişinin aylık

bütçesini sarsabilir. Yaşananlar

bankaların, bu tip yoğun alışveriş

dönemleri için sistemlerini hazır hale

getiremeyip, yeterince iletişim hattı

sağlayamadıklarını gösteriyor. İşyeri

sahipleri alışveriş öncesi tüketiciyi

kartlı ödeme yapılamadığı yönünde

uyarması gerekir. Bankalar tüm

teknolojik imkanlarını devreye sokarak

tüketicilere taahhüt ettikleri şekilde

rahat alışveriş olanaklarını sağlamak

durumundadırlar. Kartı verirken hızlı

alışveriş güvencesi veren bankaların

bu tutumu ayıplı hizmettir.`

kart aydatında değişiklik

 

`Kredi kartı ücreti` sorununa Tüketici Yasası değişikliği ile neşter vuruluyor. Bankalar her yıl kart ücreti talep edemeyecek. Alınacak kart ücreti bir kere alınabilecek. Sanayi Bakanlığı`nın hazırladığı Tüketici Yasası değişikliği ile kart ücreti ihtilafı giderilecek. Böylece kartın kullanılacağı her dönem için (3-5 yıl) için sadece tek bir aidat alınacak. Yeni ücret alınabilmesi için kartın süresinin bitmesi ve yenilenmesi gerekecek.

Yargıtay, daha önce verdiği `içtihat` nitelikli kararında, bir bankanın kart ücretini müzakere ederek kararlaştırmadığını belirtmiş ve `Sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir` demişti. BDDK verileri, kredi kartı aidatı ve faiz gelirinin bankalar için sağlam bir gelir kalemi olduğunu gösteriyor. Bu yılın ilk yarısında bankalar, kredi kartı faizinden 2.7 milyar YTL, kredi kartı ücret ve komisyon gelirlerinden 2.1 milyar YTL gelir elde etti.

elektronik imza önem kazanıyor

Son zamanlarda artan kredi kartı dolandırıcılık olayları elektronik imza kullanımını tekrar gündeme getirdi. Şu ana kadar Telekomünikasyon Kurumu, Maliye Bakanlığı, BDDK, PETKİM, TÜLOMSAŞ, Türk Patent Enstitüsü, TÜİK, TPAO gibi kurumların elektronik imza konusunda sertifikasyon almasına karşın hâlâ çoğu kurumda bu uygulama bulunmuyor.

Sanal Banka Mağdurları Derneği Başkanı Cem Polatoğlu, BDKK`nın mağdurlar hakkında kesin bir rakam vermediğine dikkat çekerek, mağdur sayısının 100 bini geçtiğini tahmin ettiklerini vurguladı. İnternet üzerinden bankacılık işlemlerinin yaygınlaşması için mutlaka E-İmza dönemine geçilmesi gerektiğine işaret eden Polatoğlu, İnternet bankacılığında mutlaka kullanılması uyarısında bulundu. Polatoğlu, e-kart`ın sanal imza taşıyan ve kredi kartı boyutunda bir kart olduğunu söyledi. Polatoğlu, `Bu ufak bir aparat ile uygulanıyor. İsmi Token bu aparatın. USB ye takılıyor. Banka sistemi, bu kartı yani sizi görüp onayladıktan sonra işlem yapabiliyorsunuz` dedi.

`Bankalar üzerine düşeni yapmıyor` diyen Başkan Polatoğlu, bankaların da bu konuda daha titiz çalışmaları gerektiğini iddia etti. Polatlıoğlu, e-kart`ın kredi kartı gibi bir şifresi olduğunun altını çizdi. `Hacker`ların sadece banka şifrelerini değil, e-kartında aslını çalması gerektiğini vurgulayan Polatlıoğlu, şu anda bunu Türkiye`de tek bir bankanın uyguladığını belirtti. Polatlıoğlu, `Her sene hatta her dönem bizden birçok masraf için para isteyen banka, bu aparatı da internet bankacılığı kullanıcılarına vermek zorunda olmalı. Bunun maddi hesabını da, internet bankacılığı kullandırtarak elde ettiği tasarrufu hesaplayarak ücretsiz vermeli` şeklinde konuştu.

Elektronik imza, bir bilginin üçüncü tarafların erişimine kapalı bir ortamda, bütünlüğü bozulmadan (bilgiyi ileten tarafın oluşturduğu orijinal haliyle) ve tarafların kimlikleri doğrulanarak iletildiğini elektronik veya benzeri araçlarla garanti eden harf, karakter veya sembollerden oluşuyor.

reklamlara kanmayın

Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği(ÇETKODER), 9 günlük bayram tatili öncesi, bankaların çeşitli reklamlarla sunduğu bayram kredilerine aldanmamaları konusunda tüketicileri uyardı.

ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş, yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı yaklaştıkça bankaların çeşit çeşit reklamlarla tüketicilerin karşısına çıktığını, onları bayram kredilerine yönlendirmeye çalıştığını belirtti.

Tüketicileri bayram kredileri konusunda dikkatli olmaları konusunda uyaran Göktaş, `Bu devirde, kimse kazanmadığı işi yapmıyor. Üstelik alışveriş yaptığınız kurum bir banka. Bankanın amacı para satmak; bulgur, pirinç değil. Kimse de parayı ucuza satmaz. Zaten bugünkü ülke ekonomisinde tek kazanan kuruluş var, o da bankacılık sektörü. Dikkat edin. Ödeme güçlüğü çektiğinizde, darlığa düştüğünüzde başınıza gelecek olayların haddi hesabı yok. İcralar, hacizler, hapisler. Yapmayın, hayatınızı karartmayın` dedi.

Tüketicilerden, mağazaların bayram öncesi uyguladıkları indirimlere de kanmamalarını isteyen Göktaş, şunları söyledi:

`Piyasada yalancı bir cennet var. Sakın ha, `şu ucuzlamış, bu indirime girmiş` diyerek kendinizi ve bütçenizi zorlamayın, borçlanmayın. `Borç yiyen kesesinden yer` atasözümüzü unutmayın. Herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Kazancınıza göre hareket edin. `Onda var da bende neden olmasın?` fikrine kapılmayın. Bu işler imkan ve olanak işleri. Yok ise imkanınız lütfen kısıtlamaya gidin, tasarrufa gidin. Paranızı, imkanlarınızı çarçur etmeyin. Lüzumsuz alış verişten uzak durun. Geçtiğimiz bayramlarda yaşadık, gördük. Ve uyardık. Herkes kredi kartına, bankaların verdiği birbirinden cazip hale getirilen tüketici kredilerine sarılmış ve borçlanmış. Geleceğini adeta ipotek altına almış. Yapmayın, yazık. Bayramı da karartırsınız, geleceğinizi de. Hem sizin geleceğiniz hem çoluk çocuğunuzun geleceği kararır.`

Bayram yaklaştıkça, bankaların bayram kredisi reklamları ile tüketicinin karşısına çıktığını vurgulayan Göktaş, `Farkında olmadan aldatılıyorsunuz. Sokakta kredi kartı dağıtıyor, pazarlıyorlar. Ayağınıza gelip veriyorlar. Sizce neden, niye? Hiç düşünmeden kredi kartına sarılıyor, onu kurtarıcı olarak görüyorsunuz. Olmayan parayı harcamanın ne lüzumu var. Ayrıca size imzalatılan formun, sözleşmenin suretini alıyor musunuz, okuyor musunuz? Bakmıyorsunuz bile. Oysa imzaladığınız o sözleşmenin tasdikli bir suretini size vermek yasal yükümlülük. Veriyorlar mı? Hayır. İmzalatıp çekmeceye atıyorlar. İsterseniz, mırın kırın ile karşılaşıyorsunuz. Niye? Yasal hakkınız, neden istemeden vermiyorlar? Ve imzaladığınız o belgeler formlar yüzünden gün geliyor kredi kartlarına yüzde 90`ı geçen faiz ödemek durumunda kalıyorsunuz. Tefeci faizi gibi. Şimdi zaten piyasada yeni bir sektör oluştu. Banka kredi kartından limiti kadar para çekip kart sahibine içinden faizini düşüp veriyorlar. Yeni bir tefecilik türü çıktı. Korkunç kazanıyorlar. Vatandaşın kazandığı bir şey yok. Soyuluyor. Hem de yasal yoldan. Kazanan ise tek taraflı sözleşme hazırlayan, para satanlar. Oysa bir sözleşme çift tarafı düşünen ve koruyup kollayan sözleşmedir. Hangi alış verişte tek taraf mutlu olur? O alışveriş sakattır. Bir tarafı üzen, diğer tarafı mutlu eden alışveriş olmaz. Ama bankaların kredi kartı ve kredi uygulamaları hep vatandaşı üzüyor. Sevindirici bir tarafı yok. Reklamlara kanmayın, aldanmayın` ifadelerini kullandı.

kredi kartları borçlarındaki artış

Kredi kartı borçlarındaki artışın aynı seyirle devam etmesi halinde, mevcut borcun 3 yıl sonra 350 milyar YTL civarında olacağını anlatan Kaya, bu durumun makro ekonomi açısından ciddi tehlikeleri beraberinde getireceğini ayrıca, AB`nin de borç nedeniyle kapılarını kapatacağının bilinmesi gerektiğini savundu.

Bankalar ve oluşturdukları birlikler, sadece yasal prosedürleri yerine getirmekle yetinerek, etik değerleri hiçe sayarak acil kapısı önünde dahi kart pazarlayarak tüketicileri borçlandıracak açıkları değerlendiriyorlar.

Bankalar, kabul edilemez eylemlerinden dolayı toplumda güven kaybına uğradılar. Bankalar, ülke ekonomisinin ve müşterisinin geleceğini düşünerek, tüketicileri borçlandırma uygulamalarından vazgeçmelidir.

Denetim görevi verilen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK) da yaptığı tasarruf çağrılarının yanında bugüne kadar ihmal ettiği görevini acilen yerine getirmeli ve tüketicileri borç batağına itilmekten kurtarmalıdır.``

Tüketicilere``Bankaların cazip görünen tekliflerine aldanıp ömrünüzü borçla geçirmeyin`` uyarısında bulunan Kaya, ``Bayramların ağız tadı ile parasız da olsa kanaat ve tasarruf çizgisi içinde yaşanabileceğini bilmeli, kısa süreli heveslerimize kurban giderek çocuklarımızın parasını başkalarına yedirmekten sakınmalıyız`` şeklinde konuştu.

Kredi kullanımının Haziran ayı itibariyle 2005 yılı ile 2008 yılı karşılaştırması şöyle: (Milyon YTL)

Kredi türü                           2005                    2008

İhtiyaç kredisi                     7.078                   30.979

Taşıt kredisi                       5.029                    6.040

Konut kredisi                       6.121                   37.930

Diğer krediler                      1.527                    4.232

Takipli tüketici kredisi              126                    1.337

Kredi kartı borçları               15.236                   31.155

Toplam borç                        34.992                  110.337

Web Stats